Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda Ahbap soruşturmasına ilişkin yaptığı konuşmada, “Bir dönem sembolleşmiş, herkesin büyük desteğini almış bir derneğin bugün bir dolandırıcılık ve emniyeti suistimal soruşturmasında adının geçiyor oluşu aslında zaten iyice azalmış olan toplumsal güven duygusunun erozyona uğraması açısından oldukça vahimdir” dedi.
(TBMM) – Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda Ahbap soruşturmasına ilişkin yaptığı konuşmada, “Bir dönem sembolleşmiş, herkesin büyük desteğini almış bir derneğin bugün bir dolandırıcılık ve emniyeti suistimal soruşturmasında adının geçiyor oluşu aslında zaten iyice azalmış olan toplumsal güven duygusunun erozyona uğraması açısından oldukça vahimdir” dedi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da bugün, Somali’deki Türk askeri varlığının görev süresinin 2 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ile en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılmasına ilişkin düzenlemenin de yer aldığı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşülmesi bekleniyor.
Teklifin görüşmelerinden önce grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, kamuoyunun gündeminde yer alan Ahbap soruşturması ve Haluk Levent hakkındaki iddialar üzerinden hukuk güvenliği ile kumar/bahis sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ahbap soruşturmasının Haluk Levent’in şahsında birçok zanlının ifade verdiği ve önemli delillerin ortaya döküldüğü bir süreç olarak ilerlediğini belirten Ekmen, hukuk güvenliğinin herkes için geçerli olduğunu vurguladı.
Soruşturmada ortaya çıkan deliller ve kamuoyuna yapılan açıklamaların hukuka aykırı işlemleri teyit ettiğini dile getiren Ekmen, toplumun büyük desteğini almış bir derneğin adının bu tür soruşturmalarda geçmesinin toplumsal güven duygusunu erozyona uğratması açısından oldukça vahim olduğunu kaydetti.
Konunun “serinkanlı” bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ekmen, bu değerlendirmenin en başına Türkiye’de legal ve illegal kumar ile bahsin yaygınlaşmasının konulması gerektiğini belirtti. AK Partili milletvekillerine defalarca “kumarın legali, illegali olmaz” dediklerini hatırlatan Ekmen, “Legal kumar özellikle Millî Piyango’nun özelleştirilmesi sonrasında milyarlarca liralık bir rant devri olarak devlet kontrolünde büyütülmüştür. Döneminde birkaç Loto, birkaç çekilişle devredilen Milli Piyango bugün herkesin cebinde büyük bir casino canavarına dönüşmüştür” dedi.
Ekmen, yasal düzenlemeleri eleştirerek, “Burada, legal kumarın, reklam giderlerinin toplam giderlerden çıkartılması gibi bir madde geldi. Oysa, Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan da defalarca kez söylüyor, bu iktidar için kumar ve bahise son vermek bir gece bir düğmeye basmak gibi kolaydır, bir gazetecinin gözaltına alınmasından daha kolaydır, bir muhalif sosyal medya kullanıcısının tespit edilip bir sabah vakti evine baskın yapılmasından çok daha kolaydır. Gelin, bu kumar ve bahisin illegal boyutunu kalıcı bir şekilde, legal boyutunu ise büyük bir oranda küçültülerek sadece belli başlı birkaç çekilişle sınırlandıracak bir hale getirelim” çağrısında bulundu.
ÇÖMEZ: “ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 55’İ YOKSUL OLDUĞU İÇİN MESEM PROJESİNDE”
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) projesi kapsamında çalışan çocukların yaşadığı iş kazalarına ve can kayıplarına dikkati çekti. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in geçen hafta sosyal medyadan yaptığı “Biz çok hassasız. Çocuklarımızın, gençlerimizin gittiği yerlerde iş sağlığı ve iş güvenliği açısından bütün güvenlik tedbirlerini alıyoruz. Herhangi bir işletmeyle protokol imzalamadan önce her türlü çalışmayı yapıyoruz, her türlü önlemi alıyoruz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız valiliklerimiz en titiz şekilde çalışıyor. Çocuklarımızı MESEM projesi çerçevesinde gönderdiğimiz iş yerlerinde koruyoruz, kolluyoruz; onların her türlü emaneti bizdedir” şeklindeki açıklamasını anımsatan Çömez, MESEM kapsamındaki projelerde 500 bin öğrencinin çalıştığına dikkat çekerek, “Bu çocukların yüzde 55’i yoksul oldukları için, fakir oldukları için bu projelere dahil oldular, yüzde 40’ı da eğitim başarısı yeterli olmadığı için bu projelere dahil edildiler, en azından elimizdeki rakamlar böyle” ifadesini kullandı.
Söz konusu projelerde yaşanan can kayıplara dair verileri paylaşan Çömez, 2026 yılının ilk beş ayında 24 çocuk işçinin, temmuz ayı içerisinde ise 7 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini kaydetti. Çömez, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Rakamlara baktım, 2013-2026 on üç yıl içerisinde tam 862 yavrumuz, bir daha söylüyorum, 862 yavrumuz iş cinayetlerinde hayatını kaybetti ve biz bunu konuşurken sadece bir rakammış gibi telaffuz ediyoruz. Müteaddit defalar bu çatının altında bu iş cinayetlerini gündeme getirdik ama ne yazık ki iktidardan zerre kadar ilgi, zerre kadar hassasiyet görmedik ki bu Meclis kendi çocuklarına bayram hediye etmiş bir Gazi Meclistir; böyle bir Meclis’in çatısı altında çocuk cinayetlerini konuşuyor olmak hakikaten bizim için büyük bir üzüntü kaynağı.”
TEMELLİ’DEN “SOMALİ TEZKERESİ”NE TEPKİ
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, görüşülecek Somali tezkeresine ilişkin değerlendirmeler bulunarak, “Benim güzel Afrikam; insanını kaçırdılar, toprağını sömürdüler, her türlü sömürüyü gerçekleştirdiler. Şimdi klasik sömürgecilik dönemi bitti, artık yeni sömürgecilik dönemi başlıyor. Biz de tabii, bunun bir parçası olmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
Somali ve Somaliland arasındaki gerilime dikkati çeken ve Somaliland’in arkasında İsrail’in bulunduğunu belirten Temelli, şu ifadeleri kullandı:
“‘Somali’ denince biliyorsunuz, bir tarafta Somaliland var bir de Somali var. Bu iki ülkenin karşı karşıya gelmesi aslında Afrika halklarının, diğer bütün Afrika coğrafyasının katlandığı kaderden farklı bir şey değil. Orada da aynı kader devam ediyor, orada da bu yeni sömürgeciliğin etkilerini görmek mümkün. Biz sömürgeciliğe karşıyız. Ülkelerle ticari ilişkiler, çeşitli anlaşmalar olabilir ama o ülkelerin içinde çatışmaları körükleyen bir yerden yaklaşımlar kabul edilemez. Bakın, Somaliland’in arkasında kim var? İsrail. Dolayısıyla Türkiye-İsrail karşı karşıya gelme sahnesi oradan geliyor, Orta Doğu’ya taşınıyor, dünyanın her yerinde bu oluyor. Biz eğer İsrail’e karşıysak, İsrail’in bu zihniyetine karşıysak İsrail’e karşı sürdürdüğümüz politikaları dünyanın her yerinde ortaya koymak zorundayız. Yoksa onu taklit ederek yol alamayız.”
EMİR: “BU SADAKA ZAMMINI ASLA KABUL ETMİYORUZ”
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, torba yasa teklifinde yer alan emekli maaşı düzenlemelerine, Akkuyu Nükleer Santrali’ne sağlanan imtiyazlara ve S-400 füze savunma sistemi politikalarına eleştirilerde bulundu.
Konuşmasında torba yasa ile getirilmek istenen emekli zammına tepki gösteren Emir, “Enflasyonu güya TÜİK rakamlarıyla 17 küsur buldular, onu da kök maaşa ekliyorlar, 3 bin 500 liralık bir zammı konuşacağız. Oysa emekli, karnını doyursa sokakta kalıyor, kirasını ödese karnı aç, torunlarına harçlık vermeyi çoktan unutmuş durumda. 23 bin 552 lirayla bir emeklinin yaşayabilmesi olanaksız ve bu sadaka gibi maaşı asla kabul etmiyoruz. Emeklilerimiz bu ülke için çalıştılar, uğraştılar, prim ödediler, yıllarca beklediler ve emekli olduktan sonra da insanca yaşamı elbette hak ediyorlar. Dolayısıyla, biz bu sadaka zammını asla kabul etmiyoruz” dedi.
Kök maaş uygulamasıyla emeklilik sisteminde sorunun derinleştiğini savunan Emir, “Enflasyon oranında artırdığınızda bir çok emeklinin maaşı kök maaşın altında kaldığı için kök maaş belirleniyor ve kök maaş kadar emekli maaşı alan emekli sayımız giderek artıyor. Aslında artık emeklinin ortalama maaşı neredeyse kök maaş olmuş durumda. Kök maaş uygulaması 2019’da başladı, bin lira olarak başladı. Başladığında belki 1 milyon emeklinin kök maaşı vardı, diğerleri daha makul maaşlar alıyorlardı. 2024 yılında 4 milyon emeklimiz kök maaş alırken, 2026 yılında 5 milyonu geçen emeklimizin kök maaş aldığını görüyoruz. 15 milyon emeklimiz inim inim inliyor ve bu sese kulak vermiyor maalesef siyasi iktidar ama kimlerin sesine kulak veriyor” şeklinde konuştu.
Amasya Ses, Şehzadeler Şehri’nden yükselen güçlü sesiyle Amasya’da yaşanan gelişmeleri yakından takip eden, kentin gündemini tarafsız, hızlı ve güvenilir şekilde okuyucularına ulaştıran güncel bir haber platformudur.
Yorum Yap